<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>TÜRKÇE MEKANI</title>
        <description></description>
        <link>http://mahmutsucu.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Sat, 07 Nov 2009 22:23:47 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>Kutadgu Bilig</title>
            <link>http://mahmutsucu.blogcu.com/kutadgu-bilig_2285651.html</link>
            <guid>http://mahmutsucu.blogcu.com/kutadgu-bilig_2285651.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;/P&gt;
&lt;A href=&quot;http://imageshack.us/&quot;&gt;&lt;IMG alt=&quot;Image Hosted by ImageShack.us&quot; src=&quot;http://img248.imageshack.us/img248/9013/bul3kz1.jpg&quot; border=0&gt;&lt;/A&gt;GİZLİ METİN: Verdiğimiz ipucu harflerden faydalanarak gizli metnimizi tamamlayabilir misiniz? Not: İki harfe numara verilmemiştir, sekizinci satırın yedinci kutusu boş kalacaktır. Hazırlayan: Mahmut SUCU &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://mahmutsucu.blogcu.com/kutadgu-bilig_2285651.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 17 Mar 2007 16:56:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Edebiyat</title>
            <link>http://mahmutsucu.blogcu.com/edebiyat_2285580.html</link>
            <guid>http://mahmutsucu.blogcu.com/edebiyat_2285580.html</guid> 
            <description>&lt;A href=&quot;http://imageshack.us/&quot;&gt;&lt;IMG alt=&quot;Image Hosted by ImageShack.us&quot; src=&quot;http://img261.imageshack.us/img261/4279/bul2ll9.jpg&quot; border=0&gt;&lt;/A&gt;SORULAR Yukarıdan Aşağıya 1- İranlı şairler tarafından ortaya konan, edebiyatımızı 17. yüzyıldan itibaren etkileyen uzun tamlamalara yer veren soyut ve hayale dayalı anlatım tarzı. 2- Mevlevi dervişlerinin ayini. 3- 11&amp;#8217;li hece ölçüsü ile yazılan, 3-5 dörtlükten oluşan, Aşık Tarzı Halk Edebiyatı nazım biçimi. 4- Klasik Türk Edebiyatı&amp;#8217;nda 33-99 beyitten oluşan kafiye şeması aa , ba , ca , da .... şeklinde olan nazım biçimi. 5- Kırgızlara ait İslamiyet&amp;#8217;in kabulünden sonraki Türk destanı. 6- İslamiyet öncesi kopuz eşliğinde şiir söyleyen bilge kişilere verilen adlardan biri. 7- Halk edebiyatında ölülerin ardından söylenen şiirlere verilen ad. 8- Edebiyatımızdaki ilk tezkire yazarı olan Çağatay Edebiyatı&amp;#8217;nın en önemli temsilcisinin ilk adı. 9- Klasik edebiyatta, öğüt vermek amacıyla, atasözlerinin derlendiği kitaplardır. 10- Klasik edebiyatta şiirde kullanılan ölçü. 11- Tasavvufta Allah aşkıyla yanan derviş. 12- Tekke edebiyatında Bektaşi şiirlerine verilen isim. 13- Yalnızca Türk edebiyatında kullanılan bir nazım biçimidir. Kadı Burhaneddin&amp;#8217;in adıyla özdeşleşmiştir. 14- Anonim Halk Edebiyatı&amp;#8217;nda tek bir dörtlükten oluşan aaxa biçiminde kafiyelenen nazım biçimi. 15- Anadolu sahasında yazılan ilk tezkirenin adı. Soldan Sağa 1- Doğu Türkçesiyle mesnevi nazım biçimiyle yazılmıştır. Siyasetname türünün Türk edebiyatındaki ilk örneğidir. Ayrıca ilk didaktik ve felsefi eser kabul edilir. 2- Kasidelerin giriş bölümüdür. Bir güzellik, doğa yada bahar tasviri yapılır. 3- Türkçeyle ilgili ilk sözlük ve dilbilgisi kitabının yazarıdır. Eserini 1072 yılında tamamlayarak Abbasi halifesine sunmuştur. 4- 17. yüzyılda yaşamış ünlü tarihçinin kendi .. ( &lt;a href=&quot;http://mahmutsucu.blogcu.com/edebiyat_2285580.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 17 Mar 2007 16:50:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Edebiyat Bulmacası</title>
            <link>http://mahmutsucu.blogcu.com/edebiyat-bulmacasi_2285406.html</link>
            <guid>http://mahmutsucu.blogcu.com/edebiyat-bulmacasi_2285406.html</guid> 
            <description>&lt;A href=&quot;http://imageshack.us/&quot;&gt;&lt;IMG alt=&quot;Image Hosted by ImageShack.us&quot; src=&quot;http://img329.imageshack.us/img329/9754/bul1gc6.jpg&quot; border=0&gt;&lt;/A&gt; SOLDAN SAĞA 1. Halk Edebiyatında coşkun ve yiğitçe bir üslupla savaş ve dövüşleri anlatan şiirlerdir. 2. Anonim Halk Edebiyatı ürünü olan manzum ve mensur bölümlerden oluşan bir halk hikayesidir. Birbirini seven, ancak dinlerinin farklı olmasından dolayı evlenmelerine izin verilmeyen iki aşığın hikayesi konu edilir. 3. Halk Edebiyatının en temel nazım biçimlerinden biridir. 3&amp;#8211;5 dörtlükten oluşur. 11&amp;#8217;li hece ölçüsüyle söylenir. Aşk, güzellik ve yiğitlik konuları işlenir. 4. Anonim Halk Edebiyatında türkülerin nakarat kısımlarına verilen isim. 5. 16. yüzyılın en önemli halk şairlerindendir. Koçaklamaları ve Bolu Beyine karşı giriştiği mücadelesi ile tanınır. 6. Bir kimseyi yermek ya da toplumun bozuk yönlerini eleştirmek amacıyla yazılan şiirlerdir. Bu türün Divan Edebiyatındaki karşılığı &amp;#8221; hicviye&amp;#8221; dir. 7. Âşık Edebiyatı nazım biçimlerindendir. Sevgi, doğa, güzellik konuları işlenir. 8&amp;#8217;li hece ölçüsü ile yazılır. Dörtlük sayısı 3 ile 5 arasında değişir. 8. 16. yüzyılda yaşamıştır. Halk şiirinin önemli ustalarındandır. Sivas&amp;#8217;ta doğmuştur. Kanuni Sultan Süleyman döneminde yaşamıştır. Tasavvufi Halk Edebiyatının önemli temsilcilerindendir. Bazı şiirlerinde yaşadığı döneme tanıklık eder, bazı şiirlerinde inancını yayma kaygısı ön plana çıkar. 9. Âşık Edebiyatı nazım biçimlerindendir. 8&amp;#8217;li hece ölçüsü ile söylenir. Dörtlük sayısı 3 ile 5 arasında değişir. Güney Anadolu Bölgesinde yaşayan Türkler arasında yaygındır. Yiğitçe, mertçe bir üslupla söylenir. &amp;#8220;behey&amp;#8221;, &amp;#8220;bre&amp;#8221;, &amp;#8220;hey&amp;#8221; gibi ünlemlere yer verilir. 10. Tekke Edebiyatı nazım türlerindendir. Allah&amp;#8217;ı övmek ona yakarmak için yazılan şi.. ( &lt;a href=&quot;http://mahmutsucu.blogcu.com/edebiyat-bulmacasi_2285406.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 17 Mar 2007 16:33:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Büyük Sözü Dinlemeyenlerin Sonu</title>
            <link>http://mahmutsucu.blogcu.com/buyuk-sozu-dinlemeyenlerin-sonu_1928201.html</link>
            <guid>http://mahmutsucu.blogcu.com/buyuk-sozu-dinlemeyenlerin-sonu_1928201.html</guid> 
            <description>&lt;P align=right&gt;&lt;IMG hspace=5 src=&quot;http://www.goncadergisi.com/resimler/56/aslan.jpg&quot; align=left vspace=5 border=1&gt;Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde birbirine komşu olan ve biri &amp;#8220;Zorba Aslanlar&amp;#8221;, diğeri de &amp;#8220;Ak Aslanlar&amp;#8221; diye tanınan iki aslan ailesi varmış. &lt;BR&gt;Zorba Aslanların özellikle gençleri zalim ve geçimsizlermiş. Bunlar her meselede kavga çıkarır, kimseyle anlaşamaz ve çevrelerindeki bütün hayvanları rahatsız ederlermiş. Gençler, o bölgede kendilerinden başka hiçbir hayvanın yaşamasını istemiyor ve bütün hayvanları rahatsız edip oradan uzaklaştırıyorlarmış. Yaşlı Zorba Aslanlar: &amp;#8220;Gençler bu tavrınız doğru değil. Hırsınız, gözlerinizi kör etmiş.&amp;#8221; demişlerse de nafile... Genç Zorba Aslanlar, burnunun dikine gidiyorlarmış. Ak Aslan ailesi ise, kendi bölgelerindeki diğer hayvanlarla barış içinde yaşarmış. Bunlar, sadece rızkları için avlanır, hiç hırs göstermezlermiş. Ayrıca Zorba Aslanlardan kaçan diğer hayvanlara da bölgelerini açarlarmış. Ak Aslanlar, birkaç defa Zorba Aslanlara: &lt;BR&gt;- Bakın bu yaptığınız yanlış, herkese kötülük ediyorsunuz. Etrafınızdaki bütün canlıları kaçırıyorsunuz. Bunun sonu nereye varacak, demişler. Ancak sözlerini dinletememişler. Dinletemedikleri gibi hakaret işitmişler. Genç bir Zorba Aslan: &lt;BR&gt;- Ben sizin derdinizi anlıyorum, hâkim olduğumuz alan çoğaldı, herkes bizden korkuyor, bize saygı gösteriyor diye bizi kıskanıyorsunuz, diyerek Ak Aslanlara diklenmiş. Üstüne üstlük &amp;#8220;Hem yakında sıra size de gelecek.&amp;#8221; diyerek bir de Ak Aslanları tehdit etmiş. Onun böyle diklenmesi, misafirlerin içindeki genç Ak Aslanları öfkelendirmiş. Onlar da karşılık verecek olmuşlar. Ancak heyet içindeki yaşlı Ak Aslanlar gençleri sakinleştirmişler. &amp;#8220;Aman evlâdım, öfkeyle kalkan zararla oturur, onların yanlış hareketleri sizi yanlışa sevk etmesin.&amp;#8221; demişler ve &amp;#8220;Bizden söylemesi..&amp;#8221; deyip oradan ayrılmışlar.&lt;BR&gt;Misafirleri ayrıldıktan sonra Zorba Aslanların .. ( &lt;a href=&quot;http://mahmutsucu.blogcu.com/buyuk-sozu-dinlemeyenlerin-sonu_1928201.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 07 Feb 2007 15:39:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Kurbağa ile Fare</title>
            <link>http://mahmutsucu.blogcu.com/kurbaga-ile-fare_1483035.html</link>
            <guid>http://mahmutsucu.blogcu.com/kurbaga-ile-fare_1483035.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;
&lt;TABLE cellSpacing=0 cellPadding=2 width=&quot;100%&quot; align=center border=0&gt;

&lt;TR&gt;
&lt;TD class=siyah vAlign=top colSpan=2&gt;


&lt;P align=center&gt;&lt;IMG hspace=10 src=&quot;http://www.goncadergisi.com/resimler/29/kurbaga.jpg&quot; align=left vspace=10&gt;Bir varmış, bir yokmuş; evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; cinler cirit oynar eski hamam içinde... Develer tellâl iken, pireler berber iken ben ninemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken, daha çok yaptığı kötülüklerle bilinen bir fare varmış. Bu fareyle öteki fareler arkadaşlık yapmak istemediği gibi komşuları olan diğer hayvanlar da oynamak istemiyormuş. Uzun müddet arkadaşsız kalan fareyle o bölgeye yeni gelen ve farenin bu durumunu bilmeyen genç bir kurbağa arkadaş olmuş. Fareyle arkadaşlık etmeye başladıktan sonra kurbağanın her geçen gün iyi özellikleri azalır, kötü alışkanlıkları çoğalır olmuş.&lt;BR&gt;Bir gün fare, kurbağaya: &quot;Seninle bir macera yaşayalım.&quot; demiş. &quot;Ne yapacağız, ne macerası?&quot; diye sormuş kurbağa. &quot;Az ileride bir kuş yuvası, yuvanın içinde de kuşun yumurtaları var. Onları kıralım biraz eğlenelim.&quot; demiş fare. Kurbağa da itiraz etmemiş. Yuvaya gidip yumurtalarla oynamaya başlamışlar ve birer birer bütün yumurtaları kırmışlar. Anne kuşun yuvaya yaklaştığını gören fare ile kurbağa hızla yuvanın yanından kaçmışlar. Yuvasına dönen kuş, yumurtalarının kırıldığını görünce çok üzülmüş ve kurbağanın annesine şikâyete gelmiş. &quot;Komşu, farenin bu çevrede kötü olduğunu bilmeyen yok. Ama sizin yavrunuza acıyorum. Yavrunuzla biraz ilgilenin, bakın bizim yumurtalarımızı kırmışlar.&quot; demiş. Anne kurbağa bunun üzerine eşiyle birlikte, doğru davranışı anlatmaya çalışmış dillerinin döndüğünce. &quot;Evlâdım, üzüm üzüme baka baka kararır, bu kötü arkadaşın senin başına işler açacak.&quot; demiş kurbağanın babası. Annesi de: &quot;Arkadaşlarını iyi seç yavrum.&quot; demiş.&lt;BR&gt;Yavru kurbağa: &quot;Yaptığım yanlıştı anneciğim, haklısınız, bir daha onunla oynamayacağım.&quot; demiş. Ancak verdiği sözü tutamamış. .. ( &lt;a href=&quot;http://mahmutsucu.blogcu.com/kurbaga-ile-fare_1483035.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 09 Dec 2006 14:52:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Tilki Tavus Kuşu Olmaya Çalışırsa</title>
            <link>http://mahmutsucu.blogcu.com/tilki-tavus-kusu-olmaya-calisirsa_1483017.html</link>
            <guid>http://mahmutsucu.blogcu.com/tilki-tavus-kusu-olmaya-calisirsa_1483017.html</guid> 
            <description>&lt;P align=center&gt;Uzak diyarlardan birinde bir tilki varmış. Bu tilki çevresindeki diğer tilkilere bakar, kendine bakar, sürekli üzülürmüş. Neden mi üzülürmüş? Tilkileri, özellikle de kendini çirkin görür, sarı boz tüylerini beğenmezmiş. Devamlı kendini başka hayvanlarla karşılaştırır, &quot;Neden benim de tavus kuşu gibi parlak tüylerim yok, tavus kuşu gibi rengârenk olsaydım ve insanlar bana da hayran olsalardı. Neden benim sesim de bülbül sesi gibi güzel değil, sesim bülbülün sesi gibi güzel olup insanları kendisinden geçirseydi. Neden ben aslan gibi ormanlar kralı olmayayım? Ormanlar kralı olup aslan gibi orman ahalisine hükmetseydim, herkes bana saygı duysaydı ne iyi olurdu?&quot; der dururmuş. &quot;Neden ben... Neden ben...&quot; diye başlayan soruları bitmek bilmezmiş. Allah'ın kendisine verdiği özellikleri beğenmez ve kendini küçümsermiş.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Arkadaşları ona davranışının yanlış olduğunu söylüyormuş; ama o kimseyi dinlemiyormuş. Belki bilge tilkinin nasihatleri genç tilkinin aklını başına getirir diye onu bilge tilkinin yanına götürmüşler. Bilge tilki, genç tilkiye: &quot;Bak evlâdım, her canlının kendine mahsus özellikleri vardır. Tilki olmak, aşağılık duygusuna kapılmayı gerektirmez. Başkalarını dev aynasında görüp kendini hakir görme!&quot; demiş. Demiş ama bu sözler genç tilkinin bir kulağından girip diğerinden çıkmış ve genç tilkiyi ikna etmeye yetmemiş.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Genç tilki bir gün, &quot;Sesimi bülbüle benzetemem, bu cırtlak sesi herkes tanır; kendimi aslana benzetmem hiç mümkün değil, hem ondan küçüğüm hem de onunki gibi yelelerim yok.&quot; demiş. Düşünüp taşınıp nihayet kendince bir çare bulmuş. &quot;Bir boyacı dükkânına gidip değişik renklerde boya küplerine girip çıkarsam rengârenk tüylerim olur, hiç olmazsa tavus kuşunu taklit eder, onun gibi salına salına gezerim, böylece tavus kuşu gibi güzel olurum.&quot; demiş.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Düşündüklerini hemen uygulama kararı almış. Aramış taramış, bir boyacı dükkânı bulmuş. Bakmış içeride kimsecikler yok, dalmış içeriye. &quot;Oohh, işimi rahat yapacağım, bir güz.. ( &lt;a href=&quot;http://mahmutsucu.blogcu.com/tilki-tavus-kusu-olmaya-calisirsa_1483017.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 09 Dec 2006 14:50:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Boz Eşek</title>
            <link>http://mahmutsucu.blogcu.com/boz-esek_1482956.html</link>
            <guid>http://mahmutsucu.blogcu.com/boz-esek_1482956.html</guid> 
            <description>

&lt;P&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;IMG hspace=5 src=&quot;http://www.goncadergisi.com/resimler/43/merkep.jpg&quot; align=left vspace=5&gt;Bir varmış, bir yokmuş... Allah&amp;#8217;ın kulu çokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellâl iken, pireler berber iken&amp;#8230; Eşekler mühürdar, katırlar silahtar iken; ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken&amp;#8230; Ak sakal, kara sakal, sakın masaldan ayrılma ha! Sen yine burada kal... Kasap olsam sallayamam satırı, nalbant olsam nallayamam katırı, yerini bilsem sorar mıyım yatırı, cahil olan bilmez ahbap hatırı.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Efendim&amp;#8230; İstanbul&amp;#8217;un bir yerinde, işi gücü çok olan bir adamın her işinde kullandığı bir eşeği varmış. Adam bu eşekle, ürettiği sebzeleri, meyveleri; dağdan topladığı odunları taşıyormuş. Ayrıca tarlasını sürerken öküzü olmadığı için yine bu eşeği kullanıyormuş. Sözün kısası eşek, yaz demiyormuş, kış demiyormuş; yük taşıyor, çift sürüyormuş. Fakat gelin görün ki sahibinin işi bir türlü bitmek bilmiyormuş.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Akşam eve gelince sahibi, eşeğin önüne bir miktar yem karıştırıp koyuyormuş. Karnı doyuyormuş doymasına ama o, bu durumdan pek memnun olmuyormuş. Hem çok çalıştırılmasından hem de taze ot yiyememesinden şikâyet edip duruyormuş. Çevresindeki hayvanlara &amp;#8220;Bıktım artık bu hayattan, alıp başımı gideceğim buralardan. Beni daha az çalıştıracak birinin yanında kalacağım.&amp;#8221; deyip duruyormuş. Derken çok geçmemiş bizim eşek evinden yerinden, yurdundan yuvasından kaçmış gitmiş. Gide gide yolu bir at çiftliğine düşmüş. Buradaki görevliler, hâlinden uzunca bir yoldan geldiği anlaşılan, yorgun ve zayıf görünen, zavallı eşeğe acımışlar. Ona yem vermişler, su vermişler. Bizim eşek orada kaldığı günler boyunca çok garip bir şeyi fark etmiş. Buradaki atlar hiç çalışmıyormuş. Neredeyse her at başına, bir tane at bakıcısı düşüyormuş. Bu bakıcılar, her sabah atları çıkarır, gezdirir, güneşlendirirlermiş. Atlar, etrafı çitlerle çevrili çayırlarda taze otlar.. ( &lt;a href=&quot;http://mahmutsucu.blogcu.com/boz-esek_1482956.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 09 Dec 2006 14:41:00 +0200</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://mahmutsucu.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>